Yerli Nisenanlar ÖLDÜRÜLÜP Kafa Derileri Yüzüldü (Amerikan Tarihi)
Çoğu insan Kaliforniya Altına Hücum dönemini düşündüğünde, madencileri, altın eleklerini ve modern Kaliforniya'nın doğuşunu hayal eder.
Nadiren öğrendikleri şey ise, Altına Hücum'un burada halihazırda yaşamakta olan yerli halklar için ne anlama geldiğidir.
1849'da binlerce İŞGALCİ zenginlik arayışıyla Kaliforniya'ya akın etti. Amerikan, Bear ve Tuba Nehirleri boyunca, Nisenan toplulukları aniden toprak, kaynak ve altın isteyen yabancılarla çevrili buldular kendilerini.
Tarihi kayıtlar, Oregonlu madencilerin Nisenan kadınlarına cinsel saldırıda bulunduğunu ve yerli erkekleri öldürdüğünü anlatır. Nisenan halkı topluluklarını savunmak için karşı koyduğunda, işgalciler ezici bir şiddetle karşılık verdi.
Dönemin tanıkları; silahlı grupların YERLİ köylerine baskın düzenleyip sakinleri öldürdüğünü, esir aldığını, evleri ateşe verdiğini ve ganimet olarak kafa derisi yüzdüğünü anlatmıştır.
Johnson adında bir maden arayıcısı, bu saldırılara bizzat tanık olmuş ve Altına Hücum dönemine dair en sarsıcı anlatılardan birçoğunu kendisi yapmıştır.
O; cinayetleri, kafa derisi yüzme eylemlerini ve bunların ardından yapılan kutlamaları tasvir etti. En tüyler ürpertici ifadelerinden birinde, YERLİ esirlerin İNFAZINA tanık olduktan sonra şöyle der:
"İşte 'Kızılderililerle SAVAŞMAK' dedikleri şey bu!"
Tarihsel olarak oldukça derin izlere sahip olan Oregon madenciliği, aynı zamanda 1887'deki trajik Hells Canyon Katliamı'na da sahne olmuştur.
Gelin görün ki bölgenin altın madenciliği konusundaki bu SOYKIRIMSAL mirası günümüzde her yıl Temmuz ayında düzenlenen ‘Miners Jubilee’ gibi yerel festivallerle kutlanmaktadır.
Şiddetin tek nedeni ırkçılık değildi. Bir de kâr amacı vardı. Yerli madenciler altın sahibiydi, değerli maden ocaklarına sahipti ve cezalandırılma korkusu olmadan soyulabiliyorlardı.
Birçok işgalci, yerli halktan çalmanın ve onları öldürmenin çok az cezai sonuç doğuracağını anlamıştı.
Nisenanlar, Kaliforniya'nın Sierra Nevada eteklerinde (Nevada, Sierra, Placer ve Yuba ilçeleri) geleneksel olarak yaşayan YERLİ bir Amerikan halkıdır.
Maiduhalkının bir kolu olup, Amerikan, Bear ve Yuba nehirleri boyunca kurdukları köylerde, toprağa zarar vermeden sürdürülebilir bir hayat sürmüşlerdi.
Tarihsel olarak toprakla güçlü bir ruhani bağ kuran Nisenanlar; avcılık, balıkçılık ve meşe palamudu toplama gibi sürdürülebilir yöntemlerle yaşamışlardır. Komşu kabilelere kıyasla İspanyol yerleşimcilerle daha az etkileşime girmişler, ancak daha sonra bölgedeki Altına Hücum (Gold Rush) döneminde ciddi toprak kayıpları ve kültürel baskılar yaşamışlardır.
Peki Bugün, Batı Şeria ve Gazze Şeridi Bizlere Neleri Anlatıyor?
İyi Düşünelim, Çok Şey Anlatıyor.